Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%40
Sürü., Nevzat Akoral (1926 - 2016) Nevzat Akoral Sürü., Nevzat Akoral (1926 - 2016) Nevzat Akoral

Sürü., Nevzat Akoral (1926 - 2016)

Liste Fiyatı : 15,00 TL
İndirimli Fiyat : 9,00 TL
Kazancınız : 6,00 TL
Taksitli fiyat : 9 x 1,18 TL
Sürü., Nevzat Akoral (1926 - 2016)
Sürü., Nevzat Akoral (1926 - 2016)
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları
9.00
  • NEVZAT AKORAL
  • (1926, Karaoğlanlı Köyü-Manisa - 02 Auğustos 2016 Ankara)
  • Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü 1949 yılında bitirdi.Liselerde ve öğretmen okullarında resim öğretmenliği yaptı. 1962'de kazandığı bir bursla ABD'ye gitti, Indiana Üniversitesi'nde grafik çalıştı. Dönüşünde Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi ve 1976'da emekli oluncaya kadar grafik dersleri okuttu.
  • 1974, 1975 ve 1987 yıllarında Devlet Resim Heykel Sergisi'nde başarı ödülleri ve 1981' de Atatürk'ün 100. doğum yılı Sergisi Ödülü'nü almıştır.
  • Sanatçı Nevzat Akaoral'ın Devlet Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonlarında, özel ve resmi koleksiyonlarda yapıtları bulunmaktadır.
  • Özgünbaskı teknikleriyle resimler yaptı. Ankara gecekondularını desen ve çizgiyi ön plana çıkararak resimledi. 1970'li yıllarla birlikte yağlıboyaya yöneldi. İçanadolu insanının günlük yaşamını, yöresel özellikleri de gözönünde tutarak yansıttı. Yapıtlarında içten, sağlam ve sabırlı bir anlatım egemendir.
  • Nevzat Akoral, Manisa'nın Karaoğlanlı köyünde 1926 yılında doğmuştur. Turgutlu'da ilk ve orta öğretimini tamamladıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi. 1949 yılında mezun olunca Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü resim öğretmenliğine atandı. Buradan da 1956 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü'ne ataması yapıldı. Oldukça verimli çalışmalar yaptı. Öğrencileri ile sanatsal anlamda uyum içinde çalışıp yapıtlar ortaya koydu.
  • 1960 yılında kazandığı eğitim bursu ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İndiana Üniversitesi'nde grafik dalında çalışmalar yaptı. 1962 yılında yurda dönünce Gazi Eğitim Enstitüsü resim bölümüne atandı. Burada çok sayıda resim öğretmeni ve sanatçı yetiştirme çabalarına arkadaşları ile birlikte ortak oldu. Bu çabası emekli olduğu 1976 yılına dek sürdü.
  • Sanatçı olarak aydınlatma ve örnek olma görevlerini sürdürdü. Açtığı sergilerle sanat eğitimindeki etkinliğini, ürettiği sanat yapıtlarıyla da ortaya koydu. Öğrencilerine ve sanat çevrelerine yol gösterici oldu.
  • Nevzat Akoral'ın sanat yaşamına yön veren en büyük etken, 1930'lu yıllarda başlayan atılımlar ve Cumhuriyetin kazanımları doğrultusunda yapılan çalışmalar olmuştur. Bu yıllarda Atatürk'ün ve diğer yöneticilerin söylem ve uygulamalarında, köy ve köyde yaşayan yurttaşlara yönelik ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeleri üzerinde önemle durulmasıdır. Giderek bu düşünce ve atılımlar eğitim aşamasında da kendini gösterir. Sonuçta, aşama aşama köy enstitülerine uzanan bir gelişme ortaya çıkar. Bu okullarla tarım, yapı, sağlık ve çeşitli zanaatlardan anlayan, uygulayan eğitimciler yetiştirilmeye başlanır.
  • Sanatçı Nevzat Akoral da bu gelişmeler ışığında ilk ürünlerini 1950'li yıllarda vermeye başlar. Bu yıllarda köye ve köylü yurttaşlara yönelik; ekonomik, kültürel ve eğitim ağırlıklı siyasal çalışmalar oldukça hız kazanmıştır. Yöneticilerin çalışmalarına koşut, köy ve köylü yurttaşları yansıtan, onları anlatan sanatsal çalışmalar da kendiliğinden oluşmuştur. Özellikle de yazın alanında büyük bir atılım başlamış, köy ve köylü yurttaşların yaşantısını anlatan öyküler, romanlar ya da notlar yayımlanmıştır. Bu tür çalışmaları bilinçli olarak başlatanların da köy enstitülü öğretmenler olduğu bilinmektedir.
  • İşte bu yılların getirdiği çalışmalar doğrultusunda; sanat eğitimciliğine Köy Enstitülerinde başlayan Nevzat Akoral; 1950 ‘li yılların "köycülük ve halkçılık" eğilimini özümsemiş bir sanatçı olarak, konularını köy ve köylünün günlük yaşantısından kesitlerle ele almış ve işlemiştir. Konularında yöresel giysili kadınlar, tarlada çalışan, çift süren köylü yurttaşlar, onların gücünden, etinden, sütünden yararlandığı hayvanlar, kompozisyonlarında çoğunlukla yer almıştır.
  • Konularını işlerken, çoğunlukla özgün baskı teknikleri uygulamıştır. O yıllarda ağırlıklı olarak kullanılan linol (muşamba) ve ağaç baskı çalışmaları yaptığı görülür. Akoral, yapıtlarını bu tekniklerle üretmiş ve sanat ortamına kendini kanıtlamıştır. Daha sonraları çokça yağlıboya resimler üreterek sanat ortamındaki yerini sağlamlaştırmıştır.
  • Sağlığı elverdikçe çalışmalarını sürdürmekte ve bu çalışmalarla sergiler açmaktadır.
  • Sanatçımıza nice sağlıklı yıllar dilerim.
  • Mehmet ERBİL
  •  
  • Nevzat Akoral, Manisa-Karaoğlanlı Köyünde 1926'da doğmuş Atatürk devrimlerine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin yetiştirdiği bir Cumhuriyet çocuğudur. O günlerin koşulları içinde ilkokuldan sonra ortaokul eğitimini köyünün dışında, Turgutlu ilçesinde tamamlar.
  • 1941 yılında Ortaokulu derece ile bitiren öğrencilerin alındığı Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu'a başlar ve bu okulda ressam-eğitimci Sırrı Özbay tarafından resme yönlendirilir.
  • 1946'da o dönemde İstanbul'da bulunan Güzel Sanatlar Akademisi'nden sonra tek sanat eğitimi kurumu olan Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü kazanır. Bu okulda Malik Aksel, Refik Epikman, Şinasi Barutçu, Ferit Apa'nın öğrencisi olur. Okulun son sınıfında iken stajını İlköğretim Genel Müdürlüğü'nden alınarak Atatürk Lisesi'ne resim öğretmeni olarak atanan Köy Enstitüleri'nin kurucusu İsmail hakkı Tonguç'un yanında yapmayı çok büyük bir şans olarak değerlendirir.
  • 1949 yılında birlikte mezun oldukları sınıf ve hayat arkadaşı resim öğretmeni Neriman Hanımla evlenir.
  • Önce Erzincan'a, ardından askerlik görevi ve seçkin öğretmenlerin görevlendildiği Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü öğretmenliği (1951-1956)
  • 1956-1960 arası Hasanoğlan Köy Enstitüsü öğretmenliği. 1960-1976 Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Öğretmenliği...
  • 1960 sonrası Nevzat Akoral gibi genç sanatçıların katılımı ile sanata bakışta ve sanat eğitiminde önemli atılımlar yapan Gazi Eğitim bugün Türk sanatında, sanat eğitiminde ve akademik sanat eğitiminde yerleri olan çok değerli öğrencilerin yetişmesini sağlar.
  • Böylece yenilikçi ve çağdaş bir sanat ortamında eğitimciliğini ve sanat çalışmalarını aksatmadan sürdüren Nevzat Akoral bu yönü ile de hem baskıresim hem de boya resmi alanında öğrencilerine sürekli araştıran, üreten insan modelidir. İllüstrasyon, gravür, ağaç baskı, linolyum, suluboya, Lavi, yağlıboya gibi pek çok tekniğe hakim ve geniş bilgi dağarı ile hepimizin yol göstericisi bir eğitimcidir.
  • Onun yalın, içten, doğal anlatımlı ve siyah-beyaz ağaç baskıları alanının seçkin örneklerini oluşturur.
  • 1976'da eğitim alanından emekli olur ama çalışmalarını aralıksız sürdürür. Anadolu köy yaşamını, doğasını, çiçeklerini, kuşlarını, mandalarını, keçilerini, günlük yaşam içindeki insanını, satranç oynayanlarını, hastane koridorlarını, özentisiz, yapmacıksız, katıksız bir içtenlikle betimlediği resimleriyle çok sayıda kataloğlu-katalogsuz sergi gerçekleştirir. Özellikle onun yalın ifadeyle oluşturduğu mandaları, keçileri, kedileri, çiçekleri, ala kargaları, horozları, köy yaşamı kesitleri, gelincik tarlaları.
  • Bir zeka oyunu olan satranç oynayanlar denince bulunulan yerin ve oynanan oyunun bütün atmosferini hissetmek mümkündür eserlerinde. Hastane koridorları tabloları bu mekanların psikolojisinin, insanların umutlu-umutsuz bekleyişlerinin görsel-sevgisel anlatımıdır.
  • Bizim gibi onun öğrencisi olma şansını ve onurunu yaşayanların gözünde ve yüreğinde yer alan hümanist insan modelidir, Nevzat Akoral. Düzenli evliliği, kendisine her zaman destek olan aile yapısı ile. Sessiz, sakin, sevecen bakışıyla, birkaç sözcükle insanın içine işleyen, beynine nakşeden eğitimci tipi ile. Bilgi ve deneyimle kazanılanların uygulamaya, somut sonuçlara, yaratıcı çabalara, sanat eserine dönüşümünde hem teorinin hem de pratiğin bir eğitimci için vazgeçilmezliğinde onun hepimiz için idol olduğunu belirtmek gerek
  • Cumhuriyet'in sağladığı özgürlük ve çağdaşlık ortamında, bir Doğu toplumundaki çeşitli etkilerin baskısına ve bunun getirdiği bütün sınırlılıklara rağmen Türk sanatı Nevzat Akoral gibi eğitimciler sayesinde pek çok sanatçı yetiştirmiştir. Bugün ülkemizde sanat adına söz söylenebiliyorsa özverili bu insanların çabaları ile oluşan sanat atmosferinin varlığı nedeniyledir. Sanatın içinde yer alabilen herkesin az veya çok böylesi insanlardan feyz aldığı, onların yarattığı sanat ortamından beslendiği unutulmamalıdır hiçbir zaman.
  • Ankara'nın hemen yanıbaşındaki Hasanoğlan beldesinde bugün yıpranmış, ilgisiz ve bakımsız kalmış Köy Enstitüsü yerleşkesinde, 1940'larda öğrencilerin emekleriyle yapılan konferans salonunun iki yan duvarında büyük boyutlu iki mozaik tablo görülür. O bakımsızlık içinde bile zamana meydan okuyarak "ben buradayım" diye bağıran iki tablo...
  •  Bu iki tablonun yaratıcısı Nevzat Akoral adlı genç ve idealist bir öğretmendir, bu okulda, 1950'li yılların başında. Daha önce görev aldığı Kastamonu-Gölköy Köy Enstitüsü'nde de aynı coşkuyla görev yaptığı, pek çok öğrenci yetiştirdiği gibi.
  • Bu okullar bir eğitimciyi çok yönlü olarak yetiştiren kurumlardır aynı zamanda. İnsana vizyon kazandıran, ufkunu açan, siyasal, sosyal ve kültürel açıdan çok yönlü beslenmesini sağlayan okullar. Hasanoğlan'da çok başarılı bir eğitim yaşamı içindedir, Akoral ailesi. Bütün öğrencilerince çok sevilen, sayılan, aynı alanda yetişen ve birbirini çok iyi anlayan, mutlu bir çift olarak biri yurt dışında görevli, biri resim öğretmeni ve sanatçı iki evlat kazandırırlar bu topluma.
  • Prof. Hasan PEKMEZCİ
  • Açıklama
      • NEVZAT AKORAL
      • (1926, Karaoğlanlı Köyü-Manisa - 02 Auğustos 2016 Ankara)
      • Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü 1949 yılında bitirdi.Liselerde ve öğretmen okullarında resim öğretmenliği yaptı. 1962'de kazandığı bir bursla ABD'ye gitti, Indiana Üniversitesi'nde grafik çalıştı. Dönüşünde Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi ve 1976'da emekli oluncaya kadar grafik dersleri okuttu.
      • 1974, 1975 ve 1987 yıllarında Devlet Resim Heykel Sergisi'nde başarı ödülleri ve 1981' de Atatürk'ün 100. doğum yılı Sergisi Ödülü'nü almıştır.
      • Sanatçı Nevzat Akaoral'ın Devlet Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonlarında, özel ve resmi koleksiyonlarda yapıtları bulunmaktadır.
      • Özgünbaskı teknikleriyle resimler yaptı. Ankara gecekondularını desen ve çizgiyi ön plana çıkararak resimledi. 1970'li yıllarla birlikte yağlıboyaya yöneldi. İçanadolu insanının günlük yaşamını, yöresel özellikleri de gözönünde tutarak yansıttı. Yapıtlarında içten, sağlam ve sabırlı bir anlatım egemendir.
      • Nevzat Akoral, Manisa'nın Karaoğlanlı köyünde 1926 yılında doğmuştur. Turgutlu'da ilk ve orta öğretimini tamamladıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi. 1949 yılında mezun olunca Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü resim öğretmenliğine atandı. Buradan da 1956 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü'ne ataması yapıldı. Oldukça verimli çalışmalar yaptı. Öğrencileri ile sanatsal anlamda uyum içinde çalışıp yapıtlar ortaya koydu.
      • 1960 yılında kazandığı eğitim bursu ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İndiana Üniversitesi'nde grafik dalında çalışmalar yaptı. 1962 yılında yurda dönünce Gazi Eğitim Enstitüsü resim bölümüne atandı. Burada çok sayıda resim öğretmeni ve sanatçı yetiştirme çabalarına arkadaşları ile birlikte ortak oldu. Bu çabası emekli olduğu 1976 yılına dek sürdü.
      • Sanatçı olarak aydınlatma ve örnek olma görevlerini sürdürdü. Açtığı sergilerle sanat eğitimindeki etkinliğini, ürettiği sanat yapıtlarıyla da ortaya koydu. Öğrencilerine ve sanat çevrelerine yol gösterici oldu.
      • Nevzat Akoral'ın sanat yaşamına yön veren en büyük etken, 1930'lu yıllarda başlayan atılımlar ve Cumhuriyetin kazanımları doğrultusunda yapılan çalışmalar olmuştur. Bu yıllarda Atatürk'ün ve diğer yöneticilerin söylem ve uygulamalarında, köy ve köyde yaşayan yurttaşlara yönelik ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeleri üzerinde önemle durulmasıdır. Giderek bu düşünce ve atılımlar eğitim aşamasında da kendini gösterir. Sonuçta, aşama aşama köy enstitülerine uzanan bir gelişme ortaya çıkar. Bu okullarla tarım, yapı, sağlık ve çeşitli zanaatlardan anlayan, uygulayan eğitimciler yetiştirilmeye başlanır.
      • Sanatçı Nevzat Akoral da bu gelişmeler ışığında ilk ürünlerini 1950'li yıllarda vermeye başlar. Bu yıllarda köye ve köylü yurttaşlara yönelik; ekonomik, kültürel ve eğitim ağırlıklı siyasal çalışmalar oldukça hız kazanmıştır. Yöneticilerin çalışmalarına koşut, köy ve köylü yurttaşları yansıtan, onları anlatan sanatsal çalışmalar da kendiliğinden oluşmuştur. Özellikle de yazın alanında büyük bir atılım başlamış, köy ve köylü yurttaşların yaşantısını anlatan öyküler, romanlar ya da notlar yayımlanmıştır. Bu tür çalışmaları bilinçli olarak başlatanların da köy enstitülü öğretmenler olduğu bilinmektedir.
      • İşte bu yılların getirdiği çalışmalar doğrultusunda; sanat eğitimciliğine Köy Enstitülerinde başlayan Nevzat Akoral; 1950 ‘li yılların "köycülük ve halkçılık" eğilimini özümsemiş bir sanatçı olarak, konularını köy ve köylünün günlük yaşantısından kesitlerle ele almış ve işlemiştir. Konularında yöresel giysili kadınlar, tarlada çalışan, çift süren köylü yurttaşlar, onların gücünden, etinden, sütünden yararlandığı hayvanlar, kompozisyonlarında çoğunlukla yer almıştır.
      • Konularını işlerken, çoğunlukla özgün baskı teknikleri uygulamıştır. O yıllarda ağırlıklı olarak kullanılan linol (muşamba) ve ağaç baskı çalışmaları yaptığı görülür. Akoral, yapıtlarını bu tekniklerle üretmiş ve sanat ortamına kendini kanıtlamıştır. Daha sonraları çokça yağlıboya resimler üreterek sanat ortamındaki yerini sağlamlaştırmıştır.
      • Sağlığı elverdikçe çalışmalarını sürdürmekte ve bu çalışmalarla sergiler açmaktadır.
      • Sanatçımıza nice sağlıklı yıllar dilerim.
      • Mehmet ERBİL
      •  
      • Nevzat Akoral, Manisa-Karaoğlanlı Köyünde 1926'da doğmuş Atatürk devrimlerine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin yetiştirdiği bir Cumhuriyet çocuğudur. O günlerin koşulları içinde ilkokuldan sonra ortaokul eğitimini köyünün dışında, Turgutlu ilçesinde tamamlar.
      • 1941 yılında Ortaokulu derece ile bitiren öğrencilerin alındığı Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu'a başlar ve bu okulda ressam-eğitimci Sırrı Özbay tarafından resme yönlendirilir.
      • 1946'da o dönemde İstanbul'da bulunan Güzel Sanatlar Akademisi'nden sonra tek sanat eğitimi kurumu olan Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü kazanır. Bu okulda Malik Aksel, Refik Epikman, Şinasi Barutçu, Ferit Apa'nın öğrencisi olur. Okulun son sınıfında iken stajını İlköğretim Genel Müdürlüğü'nden alınarak Atatürk Lisesi'ne resim öğretmeni olarak atanan Köy Enstitüleri'nin kurucusu İsmail hakkı Tonguç'un yanında yapmayı çok büyük bir şans olarak değerlendirir.
      • 1949 yılında birlikte mezun oldukları sınıf ve hayat arkadaşı resim öğretmeni Neriman Hanımla evlenir.
      • Önce Erzincan'a, ardından askerlik görevi ve seçkin öğretmenlerin görevlendildiği Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü öğretmenliği (1951-1956)
      • 1956-1960 arası Hasanoğlan Köy Enstitüsü öğretmenliği. 1960-1976 Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Öğretmenliği...
      • 1960 sonrası Nevzat Akoral gibi genç sanatçıların katılımı ile sanata bakışta ve sanat eğitiminde önemli atılımlar yapan Gazi Eğitim bugün Türk sanatında, sanat eğitiminde ve akademik sanat eğitiminde yerleri olan çok değerli öğrencilerin yetişmesini sağlar.
      • Böylece yenilikçi ve çağdaş bir sanat ortamında eğitimciliğini ve sanat çalışmalarını aksatmadan sürdüren Nevzat Akoral bu yönü ile de hem baskıresim hem de boya resmi alanında öğrencilerine sürekli araştıran, üreten insan modelidir. İllüstrasyon, gravür, ağaç baskı, linolyum, suluboya, Lavi, yağlıboya gibi pek çok tekniğe hakim ve geniş bilgi dağarı ile hepimizin yol göstericisi bir eğitimcidir.
      • Onun yalın, içten, doğal anlatımlı ve siyah-beyaz ağaç baskıları alanının seçkin örneklerini oluşturur.
      • 1976'da eğitim alanından emekli olur ama çalışmalarını aralıksız sürdürür. Anadolu köy yaşamını, doğasını, çiçeklerini, kuşlarını, mandalarını, keçilerini, günlük yaşam içindeki insanını, satranç oynayanlarını, hastane koridorlarını, özentisiz, yapmacıksız, katıksız bir içtenlikle betimlediği resimleriyle çok sayıda kataloğlu-katalogsuz sergi gerçekleştirir. Özellikle onun yalın ifadeyle oluşturduğu mandaları, keçileri, kedileri, çiçekleri, ala kargaları, horozları, köy yaşamı kesitleri, gelincik tarlaları.
      • Bir zeka oyunu olan satranç oynayanlar denince bulunulan yerin ve oynanan oyunun bütün atmosferini hissetmek mümkündür eserlerinde. Hastane koridorları tabloları bu mekanların psikolojisinin, insanların umutlu-umutsuz bekleyişlerinin görsel-sevgisel anlatımıdır.
      • Bizim gibi onun öğrencisi olma şansını ve onurunu yaşayanların gözünde ve yüreğinde yer alan hümanist insan modelidir, Nevzat Akoral. Düzenli evliliği, kendisine her zaman destek olan aile yapısı ile. Sessiz, sakin, sevecen bakışıyla, birkaç sözcükle insanın içine işleyen, beynine nakşeden eğitimci tipi ile. Bilgi ve deneyimle kazanılanların uygulamaya, somut sonuçlara, yaratıcı çabalara, sanat eserine dönüşümünde hem teorinin hem de pratiğin bir eğitimci için vazgeçilmezliğinde onun hepimiz için idol olduğunu belirtmek gerek
      • Cumhuriyet'in sağladığı özgürlük ve çağdaşlık ortamında, bir Doğu toplumundaki çeşitli etkilerin baskısına ve bunun getirdiği bütün sınırlılıklara rağmen Türk sanatı Nevzat Akoral gibi eğitimciler sayesinde pek çok sanatçı yetiştirmiştir. Bugün ülkemizde sanat adına söz söylenebiliyorsa özverili bu insanların çabaları ile oluşan sanat atmosferinin varlığı nedeniyledir. Sanatın içinde yer alabilen herkesin az veya çok böylesi insanlardan feyz aldığı, onların yarattığı sanat ortamından beslendiği unutulmamalıdır hiçbir zaman.
      • Ankara'nın hemen yanıbaşındaki Hasanoğlan beldesinde bugün yıpranmış, ilgisiz ve bakımsız kalmış Köy Enstitüsü yerleşkesinde, 1940'larda öğrencilerin emekleriyle yapılan konferans salonunun iki yan duvarında büyük boyutlu iki mozaik tablo görülür. O bakımsızlık içinde bile zamana meydan okuyarak "ben buradayım" diye bağıran iki tablo...
      •  Bu iki tablonun yaratıcısı Nevzat Akoral adlı genç ve idealist bir öğretmendir, bu okulda, 1950'li yılların başında. Daha önce görev aldığı Kastamonu-Gölköy Köy Enstitüsü'nde de aynı coşkuyla görev yaptığı, pek çok öğrenci yetiştirdiği gibi.
      • Bu okullar bir eğitimciyi çok yönlü olarak yetiştiren kurumlardır aynı zamanda. İnsana vizyon kazandıran, ufkunu açan, siyasal, sosyal ve kültürel açıdan çok yönlü beslenmesini sağlayan okullar. Hasanoğlan'da çok başarılı bir eğitim yaşamı içindedir, Akoral ailesi. Bütün öğrencilerince çok sevilen, sayılan, aynı alanda yetişen ve birbirini çok iyi anlayan, mutlu bir çift olarak biri yurt dışında görevli, biri resim öğretmeni ve sanatçı iki evlat kazandırırlar bu topluma.
      • Prof. Hasan PEKMEZCİ
      Stok Kodu
      :
      214839_019
      Boyut
      :
      35x50 cm
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Basım Tarihi
      :
      1980
      Resimleyen
      :
      Nevzat Akoral
      Kağıt Türü
      :
      220 gram grenli tuval kağıt
      Dili
      :
      Türkçe - İngilizce - Fransızca
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yeni Gelenler
Kapat